// See you on the dark side of the moon?
// System Engineer / Sinefil

// Blogging for Harvard Business Review Türkiye
// Founder of garajyeri.com - P2P Car Sharing Platform

Takip Et

9 Ocak 2014

FİKİR DEĞİL PAZAR BULUN

31 Aralık 2013 Salı tarihli HBR Turkiye yazım.
İşten eve dönerken aklıma bir fikir geldi: Yemeksepeti'nin harita üzerinde restoranları gösteren versiyonunu yapalım. Kullanıcılar haritada çevresindeki restoranları görebilsin. Satış temsilcileri için bir mobil uygulama yazalım ve kanallar ile iletişimi bu uygulama üzerinden yapabilsinler. Herkesin kendi mobil uygulamasını yapabildiği bir mobil uygulama yapalım?
Konunun nereye gittiğini anladınız. Girişimcilik, serüveni konvansiyonel iş yapma yöntemlerini uygulayan firmalarla geleceğin ekonomik olarak sürdürülemeyeceğini fark eden Türkiye'de de canlı bir konu ve birçok insan yeni iş fikirleri için bu şekilde bir yaklaşımı seçiyor. İlk akla gelen: Mükemmel fikri bulmak için yapılan uzun beyin fırtınaları.
Tüm ihtiyacım olan basit ve kolay kullanılabilir bir ürün.
Hızlıca bir açılış sayfası yapalım, ilk ay binler daha sonra milyonlar kullansın. Çok büyük paralar kazanalım. Bu kadar basit olsaydı herkes yapmaz mıydı? Fikirleri kafanızın derinliklerinden çıkarıp, diğer fikirlerle çarpıştırıp “böyle bir ürün olsaydı kullanırım” ile biten cümleler kurmak ve bir işe girişmek, büyük ihtimalle başarısız olacağınız bir yolun ilk adımları. Çokça tercih edilmesinin ilk sebebi kolay olması.
Değer üretmeye odaklan
Yukarıda bahsettiğim düşük olasılıklarla başarılı olan girişimler var elbette. İşi şansa bırakıp körlemesine atışlar yapmak yerine, bu olasılıkları yukarı çekmenin yoluna bakmak gerekli. Fikir oyunlarını bir kenara bırakıp önce kullanıcı kitlenizi belirlemelisiniz. Yabancıların “bootstraping” olarak tanımladığı, para kazanmayı uzun süre bir kenara bırakıp sadece kullanıcı kitlenize odaklandığınız, üzerine araştırmalar yapıp minimum uygulanabilir ürünün (MVP) peşinde koşma sürecine tam güçle dalmalısınız. Hedef kitlenizi anladıktan sonra ortaya çıkacak ürünün bir değer yaratma olasılığı çok daha yüksek.
Başlangıç noktası
Önemli olan peşinde olduğunuz niş pazarı anlamak ve sonra bunun üzerine maksimum kâr getirecek şekilde bir ürün inşa etmek. Bu ürünle büyük bir değer yaratmanın peşinde olun. Unutmayın ki pazara getirdiğiniz değer ne kadar büyükse geliri de o kadar yüksek olacaktır. “Kullanıcıların iyi hissetmesini sağlayan ürünler olduğu doğru fakat biz ihtiyaç yaratırız” sözünün şov amaçlı olduğunu düşünüyorum. Ortaya sunulan ve daha sonra başarılı olan ürünlerin hepsi, önce hedef kitle üzerine araştırma yapıyor ve potansiyel kullanıcısının fikirlerini alıyor. Ardından sonuçları inceliyor ve aynı süreçleri onlarca kez tekrarlıyorlar.
Ortaya çıkmaya başlayan ürünün bir değer yaratma noktasına geldiğini, ürününüzü gerçekten kullanan ilk yüz kullanıcıyla anlıyorsunuz. Hakkınızda blog yazıları yazılmaya, sosyal medyada teşekkür mesajları almaya başladığınızda, tebrikler! Başlangıç noktanızı buldunuz demektir.
Özet
Tavsiyem şu: Pazarınızı belirleyip, pazarlamaya çalışacağınız herhangi bir ürün yapın. Bunu satmaya çalışın. Google Adwords, A/B testing, Facebook reklamı, sokaklarda broşür dağıtmak, aklınıza ne geliyorsa yapın. Tüm bu süreçte öğrenecekleriniz ile başlangıç noktasına ulaşacaksınız.

2 yorum:

  1. Yazılarınız ilham verici.

    YanıtlaSil
  2. Yazılarınızın yol gösterici nitelikte olduğunu söylemeliyim.Devamını iple çekiyorum

    YanıtlaSil